19 Ağustos 2015 Çarşamba

Kendini BEĞENMEYENLER kulübü..

                Evet evet yanlış okumadınız. Kendini BEĞENMEYENLER ile ilgili yazmak istedim bu seferlik. Bu ara o kadar çoklar ki kitaplara konu olmuşlar.
                İnsanlar neden kendilerindeki kusurları görürler sürekli hiç anlamam. Sanki karşında ki dünyanın en mükemmel insanı !! Şunu anlamalısın sen bu dünya da teksin. Eşin benzerin yok. Çok mu klişe oldu diyorsun varsın öyle olsun dediklerim. Doğrulardan kaçamazsınız.
                Özellikle tüm dünyada hatta belki de kainatta kadınlara öyle bir aşılanmış ki kusursuz olman gerekli fikri yapmayın Allah aşkına. Kilo aldım ay o benden güzel diyorsun ya sağlık için alma o kiloyu en önemlisi bu. Eğer sağlığın gidiyorsa elden dikkat et ama KENDİN için dikkat et. Başkalarını unut arkadaş. Makyaj yapacaksan kendin için yap. Güzel giyineceksen kendin için giyin. Emin ol evde kalmazsın. Cidden bak. Söz ya.
                 Mutlu olun. Kendinizin içini geliştirin. Bırakın başkalarına bakmayı. Aman o giymiş bende giyeyim demeyi bırakın. Almayın başkalarına özenip. Siz beğendiniz diye alınsın o eşyalar, giysiler. Bu hayatta kendinizden özel başka kimse yok. İlk başta kendinizi sevin. Kendinizi severseniz herkesi seversiniz unutmayın.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Yol Gösteren- Claire McFall


Gelecekte bence adını sıkça duyacağımız genç bir yazar. Hayal gücünde sınır tanımayan insanları hep sevmişimdir. Claıre McFalla bunlardan biri su andan itibaren gözümde.
Ölüm hepimizin merak ettiği tek son belki de. Nereye gideceğiz? Nasıl olacak? Her dinde merak edilen bir son olmuştur. Peki gencecik bir lise öğrencisi ölüme yürürken nasıl tepki verir sizce?  Yol göstereni tam da hayal ettiği gibi biri olursa? Korkmadan sonuna doğru Tristan ile birlikte yürüyen  Dylan zaman ilerledikçe onu kaybetmek istemediğini anlar. Peki farklı olan bu iki kişi buluşabilecek midir?