Mevsimlere göre bazen insanın ruh hali değişir ya galiba o dönemlerdeyim şu aralar.
Her mevsimi ayrı ayrı sevsem de kış ayına girdiğimizde hüzün kaplıyor yavaş yavaş içimi. Öyle güneş yok yağmur var diye değil kesinlikle. Zamanın hızla akmasına şaşırıyorum sadece. Yeni yaşıma giriyorum kolay mı? Öyle yaşlanmadım tabi ki ama her geçen sene olgunlaştırdığı kadar insanı sona da yaklaştırmıyor mu sizce? Daha yapacak onca şey varken hayallerimizde..
Daha paraşütle atlamadım mesela. Mesela daha yarım bıraktıklarımı tamamlamadım. Keman çalamadım tam anlamıyla, bağlamam bir kenarda duruyor hala. Yada deneme yazmaya başlayıp bırakıyorum hiç olmadık yerde. Evet bir şeyleri öğrenmeye hevesliyim ama hevesli olduğum kadar sonuna gidebilsem keşke.
Bir aralık daha geldi hızla. Yeni bir yaş yeni umutlar yeni hayaller. Acaba başarabilecek miyim bu sene? Acaba gönlümden geçenler olacak mı birer birer?
Bu karanlık günlerde (ki siz hangi yönde anlarsınız bilmem) umut istiyorum bir parça doğan güneş gibi. İçim aydınlansın diye hayaller kuruyorum güneşli günlere dair. Bir parça umuda sarılmaya çalışıyorum kimi zaman amansızca. Bazen bir sokak müzisyeni görüyorum hoşuma gidiyor durup dinliyorum umut oluyor. Hayallerini gerçekleştiren bir başkasını görüyorum az ilerde bir sergi salonunda adına mutlu oluyorum. Bir küçük kızın dans ettiğini görüyorum internette dolaşan bir video da , onun gülüşü benim umudum oluyor. Bir ninenin üniversiteye gittiğini görüyorum umudum coşarak artıyor. Ve o zaman diyorum ki seneler ne kadar hızla geçerse geçsin o hep içimizde olacak yeter ki isteyelim.