21 Haziran 2016 Salı

Hayatın acımasızlığına sayfalar da ara verin...

    Bazen içimizden geçenleri , düşüncelerimizi ne kadar anlatmak istesek de aslında yetersiz kalır. Aslında şu an başıma gelen bu durumlardan birisi. Kitaplığımı düzenlerken çok önceden okuduğum bu harika kitabı bulunca hakkında yazmamak olmazdı .
     Tekrar ve tekrar okusam sıkılmayacağım kitaplardan bir tanesi HER ŞEY KIZIM İÇİN. Bu kitabı okurken aklıma ilkokul yıllarım geldi. Topal olduğu için dışlanan ve intihar eden bir küçük çocuk. Evet doğru duydunuz. Böyle bir dünya işte yaşadığımız yer. Sanki sakat olmayı biz seçiyormuşuz gibi davranan kalpsiz insanlarla dolu çevremiz. Sanki hiç sakat kalmayacakmış gibi davrananlar  tanıdım ben o küçücük yaşımda. Hem de kendi yaşıtlarımı... Hemde utanarak ve tiksinerek baktım o insanlara, hala daha öyle hatırlıyorum o insanları.
      Neden? Niçin? diye sorduğum tüm sorular hala cevapsız kalıyor beynimin içinde. Belki de bu kitabın bu kadar etkilemesinin sebebi buydu , bu kadar tetiklemesi bu yüzdendi duygularımı. Daha ilk sayfasında beni içine çekmesinin sebebi buydu belki de. Bilemiyorum...
      Bir kız çocuğu düşünün ki kalbi o kadar temiz , o kadar güzel, masum... Hayat daha kirletmemiş bu kız çocuğunu. Tek kusuru bu kız çocuğunun doğum lekesi yüzünün tam ortasında duran. Ve ona hayatı zindan eden çocuklar ile çevrili etrafı. Ama suç o küçük çocuklarda mıdır? Yoksa bu çocuklara doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü anlatmayan ebeveynlerde midir? Bu soruların hepsinin cevabını veriyor aslında kitabın sayfalarında.
     Amansız bir kaza ve haksız yere suçlanan bir annenin mücadelesi. Bir yandan kızı Melly'nin hayatı için mücadele ediyor Rose bir yandan da bu talihsiz kaza da kendisini aklamaya çalışıp insanları susturmak için uğraşıyor.
      Bu kitabın her bir sayfası içinizi acıtacak ve yıllar geçse de bu insanlık dersini unutmayacaksınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder