24 Ekim 2013 Perşembe

Bildiğini okuyor hayat her nasıl olsa....

Gripin gibi bir müzik grubu daha görmedim ...Benim en sevdiğim gruplardan birisi onlar.

Nasıl böyle herkesin düşüncelerini yansıtan şarkı yazıyorlar? Anlamam mümkün değil. 

Esasen bu tür yetenekleri kıskanmıyor değilim.Bazı zamanlar deniyorum yazmayı ama olmuyor işte yetenek meselesi bu. Ama benim boşluklarım sayelerinde doluyor böyle güzel şarkılarla... O kadar anlamlı ki sözler..

"Hayır yok üstüme gelmeyin faydası yok sözlerimin
Bildiğini okuyor hayat her nasıl olsa
Hayır yok üstüme gelmeyin
Dönüşü yok hiç bir gidenin
Zamanla her yokluğa alışıyor insan..."

Nakaratı bile yeter şarkının.. 
Sırf onlar değil ama ne bileyim içimden geldi şimdi dinlerken şarkıyı..

Hepinizin bir sevdiği şarkı vardır. En az bir tane. Değil mi?

Ceviz Agacı...

Ceviz Agacı

Basım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,

Ben bir ceviz agacıyım Gülhane Parkı'nda,

Budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

 

Ben bir ceviz agacıyım Gülhane Parkı'nda.

Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.

Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,

Koparıver, gözlerinin, gülüm, yasını sil.

Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.

Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.

Yapraklarım gözlerimdir, sasarak bakarım.

Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.

Yüz bin yürek gibi carpar, carpar yapraklarım.

Ben bir ceviz agacıyım Gülhane Parkı'nda.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

 

 

 

Demiş Nazım Hikmet Ran yıllar öncesinde..

Şu son günlere ne güzel uyuyor bu dizeler... Değil mi?

 

 


15 Ekim 2013 Salı

İçimden geçenler...

Her gün iş yerinin önünden akordion çalarak bir çocuk geçiyor....

Ekmek parasını çıkarmak için bildiği tek yoldan gidiyor.. Elinden geleni yapıyor. Hep aynı şarkıyı çalıyor. Hepimizin bildiği eskilerden kalma bir parça çaldığı...

"Hatırla ey peri o mesud geceyi
Çamların altında verdiğin buseyi
Beni mecnun ettin sen de olasın
Aşkımı inkar edersen Allah'tan bulasın.."

Ne güzel sözler değil mi?... Kim periye benzetilmek istemez?

Şimdiki şarkıları dememe bile gerek yok sanırım.. Hangisi bu kadar güzel ki?

İçimden geçenler bunlar işte her çaldığında...

7 Ekim 2013 Pazartesi

Senden Önce Ben...

Bu ara ders çalıştığım için yeni bir kitaba başlama gibi bir niyetim yoktu.

Ancak dayanamadım ve bir tavsiye üzerine  Senden Önce Ben kitabına başladım ve iyi ki başladım. Birgünde bitirdiğim nadir kitaplardan biri oldu. Evet gözlerim  ağrıdı ama inanın bana değdi.

 Son derece gerçekçi ve inanılmaz derecede sizi içine çeken, tek solukta okuyup bitereceğiniz bir roman.

Sonu sizi şaşırtabilir..

Bu ara bir kitap okumak istiyorsanız gözünüzü kırpmadan alabilirirsiniz.

4 Ekim 2013 Cuma

Engelleri aşmak

Yazımı okumadan önce paylaştığım linkten kısa filmi izlemelisiniz...

http://www.youtube.com/watch?v=Ag6wI-LLG-I&feature=share

İzlediyseniz eğer yazıma başlayabilirim.

İlk başta yürekten tebrik ediyorum emeği geçenleri. Belki birgün siteye denk gelip okurlar bu satırları.

 İzlemeye başladığımda sonunun asla tahmin edemezdim. Eminim sizde tahmin edememişsinizdir. Bir yumru gelip oturdu boğazıma. Yutkunamadım. Yüzümde ıslaklık hissettiğimde ağladığımı fark ettim. Annem sordu neden ağlıyorsun ne oldu diye. Şükretmenin önemini anladım tekrar dedim. İzlettim. Çünkü anlatmayla olmazdı bu. İzlenmesi gerekirdi. Birgün hepimiz aynı durumda olabiliriz. Hepimiz birer engelli adayıyız. Bunu çoğunlukla unutuyoruz ve hatta önemsemeyenlerde var biliyoruz. 

Hergün elimizi yüzümüzü yıkamak ne kadar doğal şu an değil mi? Ya kollarınız olmasaydı? Hergün güneş yüzünüzü vurunca kafanızı çeviriyorsunuz. Ya hiç görmeseydiniz? Ya duyamasaydınız? Bunlar her an başınıza gelebilir. Bunu anlamak gerekli. Yardımcı olmak gerekli ellerde imkanlar varken. 

Sen, ben yok. Biz var. Bunu anlayınca dünya daha güzel olacak biliyorum...

Önemli olan el ele engelleri aşmaktır..




1 Ekim 2013 Salı

Hasret kaldık...

Atam.. Yağmur olup gelsen ya... Çok özledik seni, hasretiz...

Sanki silmeye çalışıyorlar seni gözlerimizin önünden. Kitapların ön sayfalarından kaldırıyorlar,  hayatını anlatmaz oldular. Resmi törenler kimsenin umurunda değil. Atatürk Havalimanını anons ederken bile senin adını söylemiyorlar. Alfabemizde değişti artık. Ne büyük adam olduğunu bilmeyen varsa anlar herhalde artık. Ancak böyle büyük bir insanın unutulması için bu kadar uğraşılır.

Biz toprakları şehitlerimizin kanlarıyla almadık mı? Bayrağımıza rengini veren kırmızı şehitlerimizin kanından gelmiyor mu? Bunca zaman bize yanlış mı öğretildi yoksa? O zamanlarda herkes Türküm diyordu da şimdi mi  alfabeden konuşulan dilden hatta ülkeden rahatsız olmaya başladılar.O zamanlarda bu topraklara anamız namusumuz demiyorlar mıydı? Neden değişti, ne zaman değişti? Türküm demek ne zamandan beri zorla söyletiliyor oldu? Diyorsun ki bize şimdi çok düşünmeyin işin içinden çıkılmaz değil mi? Sen olsaydın ya şu hayatta çıkardık her türlü işin içinden.

Rabbime her gün  dua ediyorum senin için, ülkem için. Bizi görüp de huzurun kaçmasın sakın. Dualarımız senin için. Gözyaşları içindeki dualarımızı Allahım duyuyor biliyorum. Ver gün olup dualarımızı kabul eder bunu da biliyorum.

Sen demiştin ki muhtaç olduğun kudret asil kanda mevcuttur. Biz Türküz ve damarlarımızdaki kan ile, atalarımızı örnek alarak,onların izinden giderek yaşıyoruz. Allah'ın izniyle yaşayacağız. Sen huzurla uyu Atam..