19 Kasım 2013 Salı

Hack yiyen hack yer dediler...

Ben doksan kuşağı denilen kuşaktan olan ve altmış kuşağını yaşayan bir anne babanın çocuğu olarak büyüdüm. Esasen hala daha büyüyorum... Yolun başındayız daha kabul ediyorum...

Ailem hep derdeki biz çok mücadele verdik, sizler için çok uğraştık. Aydınlık bir gelecek için uğraşırken çok dostumuzu kaybettik. Bunları sizde yaşamayın derlerdi. Biz onların yaşadıklarını masal gibi dinlerken birden biz yaşamaya başladık anlatılanları. Anneler, babalar evlatlarını kaybetti. İnsanlar sakatlandı. Birgün elbet vücutlardaki yaralar kapanacaktı ancak  zihinlerden silinmeyecekti.

Birden anlatılan olaylardan, izlediğimiz diziler,filmlerden duyulan sloganlar söylenmeye başlandı. Belki tarih yıllar sonra bizler nasıl dinlediysek, bu yaşananlarıda öyle anlatacaktı.Tek fark vardı arada o zamandan bu zamana. Adına teknoloji demiştik. Evet belki olaylar yaşanırken televizyonlar tek kanallı döneme geri döndüler fakat internet hesaba katılmamıştı. Birden bir haber ağı oluşturuldu ve herkes canlı canlı herşeyden haberdar oldu. (Daha doğrusu görmek isteyen herkes)

Birde bir grup vardı ki genç-yaşlı herkesin bildiği bir gruptu. Kendilerine RedHack demişlerdi. Hak Yiyen Hack Yer diye tanıdık onları ve bu karanlıkta umut ışığı olup içimizi biraz da olsa aydınlatmayı başardılar. Kim oldukları, nerden geldikleri önemli değildi. Sevgimizi ve daha da önemlisi saygımızı kazanmışlardı. Haklarımızın savunucularıydı onlar. 

Eğer benim 70 yaşındaki annem ve babam sizi seviyor ve takip ediyorsa büyük işler başarılmış demektir. 

İyiki varsınız.. Siz orada oldukca bizim ışığımız sönmez.

17 Kasım 2013 Pazar

Dostlarla her mevsim güzeldir ..

Bugün dostum sayfasında Kışı sevmiyorum bahar gelsin demiş..

Esasen biz istedigimizde gelmez mi bahar, yaz.. Biz nasıl hissedersek mevsim odur aslında.

Candan erçetin bile bak ne demiş şarkısında. Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar..

Biz beraber sırt sırta vererek kaç kış atlattık kardeşim bilmez misin?
Sen üşüdüysen eğer söyle bana J'adore cafeye gideriz. Bilirim çok seversin sen oranın sıcak çikolatasını. İçimizi ısıtırız sohbetlerle. Biz birlikteyken attıgımız kahkalardır aslında bizi ısıtan. Sohbetlerimizdir..

Sen her mevsimi sev. Cünkü hayat kısa ve özeldir. Özellikle dostlarla güzeldir =)

15 Kasım 2013 Cuma

Gündogdunun Hikayesi..


Bir varmış bir yokmuş...
bahçenin birinde güneşi sevdalı bir gündoğdu yaşarmış... onun dibinde de gündoğduya sevdalı bir sarmaşık... 
Gündoğdunun gövdesine sımsıkı sarılır yüzünü ona dönsün, onu sevsin diye umutla beklermiş... Gündoğdu ise her sabah güneş doğduğunda yüzünü sevdayla göğe çevirip hayran hayran güneşi seyredermiş... Sarmaşıkcık çaresiz daha bir sıkı sarılırmış gündoğduya ama nafile gündoğdunun aklı güneşte... 
Akşam olupta güneş battığında sevdiğini yitiren gündoğdu boynunu büker içine kapanır kalırmış üzüntüden... Sarmaşık daha sıkı daha sıkı yapışırmış o zaman...
Gel gelelim sabah olduğunda gündoğdunun yüzünü kendisine çevirmeyeceğini güneşle onun arasına giremeyeceğini bir daha anlarmış... 
Ama bi sabah minik sarmaşık uyanınca ne görsün ilk defa sevgili gündoğusunun yüzü güneşe değil kendine dönük! sevinçten az kalsın çığlık atacakmış ki gündoğdusunun öldüğünü anlamış... Çünkü sarmaşık sevdiğin yüzünü kendisine çevirmek için onun gövdesini sarıldıkça yavaş yavaş onu boğduğunu , öldürdüğünü hiç fark etmemiş... Gündoğdu ölünce sarmaşığın sarılacağı birşeyde kalmamış, zamanla o da sararıp solmuş
............
Sonra çifçinin biri gelmiş ikisinide bi kenara koparıp fırlatmış

13 Kasım 2013 Çarşamba

Dolap çevirmeler falan :)

Son günlerdeki olaylara bakınca Safranboluya yaptığım gezi sırasında öğrendiklerim aklımdan geçti...

Eski dönemlerde kızlı erkekli gezmek ne kelime flört etmeyi gözünün ucuyla baksan yasakmış. Bu durumlara rağmen kafes arkasından bir kız dışarıya bakarken genç bir delikanlıyı beğendi diyelim. E gönül bu aşık oldu. Ablasına, yengesine durumu üstü kapalı anlattı e tabi yılların deneyimi var anlattığı kişilerde hemencecik durumu anladılar. Hemen bu durum anneye anlatıldı. Baba da öğrenince delikanlının ailesi araştırıldı. Uygun olursa yemeğe davet edilerek ilk adım atıldı. Şimdi diyeceksiniz ki erkek kızı nasıl gördü?  Ondan kolayımı var. Hangi gün hangi saatte genç kızımız parka gidecekse delikanlıya haber verildi. Uzaktan bakışmalar yapıldı ve beğenilirse yemek daveti kabul edildi. Evler haremlik selamlık olduğu için dolaba yemekleri genç kızımız tencerelerle koydu dolap çevrildi delikanlı yemekleri alırken tencerenin altında bir mektup gördü ve müstakbel eşine bu şekilde cevap yazarak gönüllü olduğunu söyledi düğün dernek başladı.

İlla dolap çevirin diyorsanız o da olur . Kızlı erkekli dolap çeviririz bizlerde :)

Kasımda Aşk Başkadır..

Kasım ayı gelince aklıma ilk gelen bu oluyor .. Bir filmin adı bu kadar güzel secilebilirdi..

Kışın geldiğini hissettiğimiz şu günlerde içinizi ısıtacak filmler bunlar..

Hava soğuk, ellerimiz buz gibi belki ama içimizi sıcak tutalım..

Sevgi ile..

Aşk ile..

Umut ile..