2 Şubat 2014 Pazar

Günler.. Aylar..Yıllar...

Bir bakmışsın ki günler gecmiş . Hatta aylar ve yıllar...

   Geriye dönüp baktıgında cok degil aslında bir 7 yıl öncesine belki .. Zamanın ne kadar cabuk gectigini görünce sasırıp kalıyorsun degil mi?
   Ne zaman gecip gitti o merakla bekledigin 18 yaş?
   Ne zaman ilkokulda evcilik oynarken üniversite bitti?
   Ne zaman zaman akıp gecti de sen gercekten sevdin, asık oldun. Sevmeyi ögrendin ?
   Ne zaman bu kadar büyüdün ve cevrendekiler, annen, baban herkes yaslandı hatta belki sen?
   Bu aralar bunları düşünüyorum. Neden mi? Cünkü bir bakıyorsunuz ki dag gibi olan anneanneniz o koca cınar kücücük kalmıs ve siz onun koruyucusu olmussunuz. Bir bakıyorsunuz ki sizi tek eliyle kaldıracak olan o kadın gitmiş ve kaldırmaya bile korkar olmussunuz.
   İçinizde bunları yasayanlar vardır elbet. Dede, anne, baba hiç fark etmez.
   Sonra bir bakıyoruz aslında gördüklerimiz gelecekteki biziz. Bunu fark ediyoruz bir anda. Halbuki cok kücügüz degil mi? Ama hayat tokadını carparken yüzümüze yasımıza bakmıyor. Bizi kaybetme korkusuyla karsı karsıya getirirken gelecegide sorgulamamızı istiyor adeta.
   Sonra bir şey oluyor. Ne mi? Hayatın kısa oldugunu anlayıp sevdiklerimize seni seviyorum dememiz gerektigini ve hiç birşeyi yarına bırakmamamız gerektigini anlıyoruz.
    O kadar kısa ki hayat ve yıllar o kadar hızlı ki...
    Sacın da beyazlar artmadan ne yapacaksan yap arkadas...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder